En sevgiliniz gittikten sonra ne çok şey yazmak gelir ne çok yaralayıcı yara bandsız söz gelir aklınıza.
 
İlk gün; çıplak etiniz de şaklayan kırbaçlar ritim tutar onu unutmaya çalışmanızın ses tellerine….
 
İkinci günde ipin ucunda sallanan bedeninizden ilk küfrünüzü  düşürürsünüz avlunuza…
 
Üçüncü gün; daha çok artar isyanınız karanlık bir sokakta yakalanan suskun,direnişçi bir militanın itirafçısı gibi  küfürlüyor olursunuz her şeyi.
 
Dördüncü gün; Karnınıza yediğiniz sandığınız anılara dair yumruklar kanayarak dolaşıp durur ruhunuzun parmak uçlarında…
 
Beşinci Gün; gün ışığına doğru uzanır eliniz ama  onsuz yakalayamayacağınızı bilirsiniz gururunuza aldırmaz ağlamaya başlarsınız ,gözleriniz kederli sorguların yanıtsızlığıyla gölgeleniyorken bile…
 
Altıncı gün;Durgun sulardaki gölgenizin yalnız kaldığına şahit olursunuz.Aydınlığa götürmeyen hayaletlerin peşinde beyaz kuşların aksine yol alırsınız yinede fayda vermez yaralarınıza….
 
Yedinci gün;Onla olan renkli fotoğrafların renksize  yürüdüğünü görmeye başlarsınız…Siyaha-beyaza ,karelere sayım yaptırırsınız aydınlanır belki diye…
 
Sekizinci güne çıkmazsınız hiçbir zaman.Hadi oldu da çıkarsanız ,ansızın rüyanıza giren onun  çıplak ayaklarının yıldızları çiğnediği yerde sımsıkı kapatır  gözkapaklarınızı unutursunuz kendinizi…

18/01/2008

Popularity: 6% [?]

Bu Yazı İçin 1 Ruh Çağrıldı...

  1. Belle demiş ki:

    unuttuğunuzu farzetmek için derdim ben…

    18.*1.2008
    Belle

Yorum Yaz

You must be logged in to post a comment.


<