Ruhuma bağıra çağıra, geldiğimin aksi yöne gidiyorum… Kurtulmak için içimdeki bu hüzünden tırmalıyorum duvarları,yüksekliklerine aldırmadan. Her yolu deniyorum, yazıyor, susuyor, çığlıklar atıyorum olmuyor. Çünkü, Işık gözlerimi yoruyor. Yağmuru hapseden şu toprak, bu ektiğim limon ağacı beni çıldırtıyor. Kurtulamadıkça bu hüzünden, gittikçe daha az ait hissedeceğim kendimi bu dünyaya…
Geçmişime ait hüzünlerim bulandırıyor ruhumu,eskiye ait ne kadar söz varsa hastalık unsurum oluyor. Bu hastalıktan kurtulmak için içimde ki şiddetten uzak kalmalıyım… Şiddetle sevmemeli, şiddetle nefret etmemeli, içime kadar giren şu ışığı şiddetle red etmeliyim…
Hüzünle savaşmak için kuşandığım tüm cesaret kılıçlarımı, hüznün karşısında soyuyorum. Çünkü, artık tırnaklarım silahtan sayılmıyor… Ancak bu kadarını yapmaya yetiyor cesaretim. Günlerdir bu meydan savaşının ortasında, içimdeki hüzün nehirlerinden cesetler geçiyor, bu yüzden düşümde ki pembe dizilerin hüzün kokan, başrol oyuncularını boğuyorum… Bu kadar yıkıntının içinden sağ çıkma imkanım yok gibi. Hayata dönüş şansım boşluğa çizdiğim resimler oranında gerçek sadece..
Hüzün savaşının gönüllüsüyüm. Öne çıkan alayın bir adım önündeyim. Cephede düşüyorum, arkadan iten kimsenin olmadığını biliyorum, çoktan seçmeli de değil bu seçim zaten ucundayım cephenin. Bu yüzden, atıyorum atımı düş rüzgarının uğultusuna aldırmadan savaşın ortasına…
Sükunet içinde bekliyorum ölümü. Son bir provaya hiç gerek duymuyorum. Başarısız geçen bu sınavda boş kağıt verdim… Ölüyorum… Savaş meydanında ki ışıkçı son kez basıyor düğmeme ve bütün imkanlarımı önüne serdiğim cephem kararıyor…
Ölümümden kimse sorumlu değil. Arkamdan kimse husumet çıkarmasın…
Perde kapansın…. Yeniğim… Hüzün kazandı…
Savaş bitti… Ganimetimi toplayın… Hepsi bu…
24/04/2008



yaamur seni tebrik eder..
Nisan 25th, 2008 at 05:56öper hassas yüreğinden..
Yamura küsmüştüm ben değilmi? :) neyse yinede kaç yamur öper ki insanı yüreğinden,fırsatı kaçırmamalı:) öpücüklerinizi başım üstüne aldım:)daha ne olsun yani:)
Nisan 25th, 2008 at 06:16bence bu kez biraz fazla hassas dawranmış o yürekcik, hüzne kaptırılan bir savaş şehidi benim gördüğüm fakat bu kadar kolay olmamalıydı… hele ki savaşılan hüzünken bu kadar çabuk pes beni şaşırttı.. yazının harikuladeliğinden şüphem yok.. eleştirim yalnızca hüznün kaybedenine …:)
Nisan 25th, 2008 at 07:01