
Karışık ve bulanık düşüncelerimizi bağlayıp bir umuda çekip gitmeliyiz ardı sıra. Oysa biz, malt şurubunun, arpa suyunun sarımsı renklerine bağlamışız umutlarımızı.. Düşünmek mi, düşünmemek mi kurtaracak bizi bu paradokstan bilmiyoruz. Bilmemek de yetmiyor alkolik hayatımıza.
Pandoranın kutusu değil açılacak olan, açılan her kapıdan olasılık dışı renkler, umutlar,zamanlar düşüveriyor ellerimize.
Yine de biz cüzdanlarımızın arasına sakladığımız resimlerde, mahkeme çağrılarında, solmuş bir fotoğrafta bulmaya çalışıyoruz sevgiyi.
Sevgi var elbette…
ama senin varlığın nedense sarı alkol rengine takılı sevgilim…
98/ Serenade Bar

