
Gidişler her zaman acıtır insanın canını…
Etini yakar, leş gibi bir yanık kokusu yayılır etrafa, kanını döker insanın..Ceset misali serer insanı yere… Kokusu kötüdür ve ıslaktır gidişler, deli gibi yağan yağmur misali akan göz yaşları kah yanaklarından süzülür kah içine akar.
Gideni beklersin ama beklediğin “O” artık giden “O” değildir ve sen de giderken geride bıraktığı değilsindir. Ama beklersin işte böyledir geride kalmak…
Aşkın doğasındadır gidiş… Hep “Gitme” “Keşke” ler bırakır arkasında ve “-se -sa lı “cümleler…
Ruhunu tüketirsin beklerken, bilirsin artık hiç bir şey aynı değildir ve giden geldiğinde de aslında gelen beklediğin değildir. Bu çıkarımları bile
bile bakarsın boş caddelere, geçen her arabaya, kapın telefonun her açıldığında “Acaba’lı”cümleler kurmaya devam ederek…
“Hayat devam ediyor “dersin kendi kendine, devamda edersin hayatına ama bir parçan hep gidenle gitmiştir.
Her gidiş bir parçanı alır ve senden geriye bir gün bakarsın ki hiç bir şey kalmamış…
İlknur Aşkokar 26/02/2009
Popularity: 1% [?]


peki ya GİDEN ! Gidenin neden gittiği bilnmez, hep suçludur kalp ağrılarıyla cezalandırılır…Islak bakışlar altında ezilir giden sırtında arkasında bıraktıklarının kalbiyle gider…
Temmuz 15th, 2010 at 12:09