Bir açılır bir kapanır gökyüzü aynı karanlığın ışığa döndüğü alaca karanlıktaki gibi arada kalmışlık sarar kalpleri bazen. Tüm devinimleri taşır yürekler zamanı çeken bir arabacı gibi. Ne kadar isyan etsen de bilirsin ki sonuç değişmez ama yinede bildiğini zannettiğin yeni yollara kucak açarak devam edersin adım adım adımlamaya…
Sormalısın kendine yaşam denilen yerin sağı solu önü ve arkası yoksa bu tokmak nereye vurmalı beynime mi kalbime mi ikiside değil tokmak şimdiye vurmalı ama her vuruş yarının hasadı olan iyiliğe vurmalı ki o vuruşları bir bir toplayabilesin geleceğinde…
Kelebek etkisi denir ya bir kelebeğin kanat çırpışı dünyanın öbür ucunda bir fırtınaya neden olur. İşte sende öylesin senin bir çığlığın, bir iyiliğin, bir kötülüğün geleceğinde bir fırtına ya da tatlı bir meltem estirebilir. Kıssadan hisseler yapmak pek adetimiz olmasada anı yaşama çılgınlığını şimdiyi yaşama olarak çevirebilseydik görebilmeyi, işitebilmeyi, dokunabilmeyi öğrenebilseydik şimdiyi görebilir sanrılar tarafından kuşatılmazdık belkide…
Sevgiyi sindirebilseydik yaşamlarda yeniden yeni bir devinim karşısında savrulup gitmezdik bir yerlere… Sevgiye ve yaşama dair izleri taşıttırabilirdik zamanların efendisi olarak…
Belle 29.1.2008

