
Karaya vurmuş kaburgası deniz yıldızlarından çalınmış iki gemi gibiyiz sevgili..Belki de kuma bulanmış solungaçlarında aşk pulları sahili özleyen iki sersem balık….
Bir denizci hikayesinin orta yerinde sırtından bıçak yemişcesine irkilip susan,boylu boyunca uzanan iki anlatıcı ceset….. Bir çığlık gibi,tek gözlü deniz korsanlarının bastığı tenha sularda yükselen ölü albatros çığlığı……….
Tuhaf bir kederin bıraktığı anılarda her ölünün dirilttiği bedenimizin en dehşetli hakkı değil mi bağırmak, doğurganlığımızı sunarken evren denizine… Yeniden dünyaya geliş aldatmacasının en sadık hizmetkarı değil mi kendimizi doğuramadıklarımızda arayışlarımız………….
Oysa serseri mayın gibi dolaşıyor içimizde ruhumuz;bir kaybedip bir bulduğumuz deniz taşlarını sektiriyoruz aşkın kıyısında. Ölü doğan çocuklarımız,ölü deniz kızları topluyorlar kıyıdan kapımıza bırakmak için…Şimdi kayıp adacıklar gibi hissiz anlamsız yüreklere basa basa vurduk sahilimize..
Kendiliğinden açılıveren okyanusların unutulmaz gemisiyiz Neye mal olacak bunca ölüm,Söylesene sevgili,sınırsızca vaaat edilen dalga sonları nerde…?
Suç bizim sevgili ,bilmediğimiz bu denize hiç yelken açmayacaktık biz….
18/01/2008


tek kelime mükkemmeldi senkranizasyon diye buna denir
18.*1.2**7
Ocak 19th, 2008 at 08:28Belle