
"Kral, yeğeni Hamlet’in kafasındaki planları öğrenmek için peşine iki ajanını takar. Hamlet bu ajanlarla konuşurken, müzisyenlerden bir flüt alır ve karşısındakinden çalmasını ister. Ajanlardan Guldensteirn’in cevabı hazırdır :- Lordum, ben flüt çalmasını bilmem. Flütün perdelerine ve tonlarına egemen olacak maharete sahip değilim… "Hamlet, kralın ajanına hak ettiği şu cevabı verir : -Yedi delikli bir kamış parçasını bile çalamıyorsun. O halde benden istediğin sözleri nasıl alabileceksin ? Ruhumun derinliklerini, sırlarını, perdelerini, tonlarını bilmeden benden nasıl istediğin sesleri çıkarabileceksin ?Beni “çalmayı”, flüt çalmaktan daha kolay mı sanıyorsun…?"
Bu gün bu sözleri düşünüp durdum.. Kimse istemeden kimsenin ruhundan bir parça çalamıyor bunu anlamak için çok yol kat ettim sanıyorum…. Tıpkı Hamlet gibi sevdiğim kadının benden çalmayı istediği sözcükleri ona söylememek için kendimi zor tutuyorum.. Oysa insanların ruhlarını özellikle kadınların ruhlarını çalmak hiçte zor olmuyor benim için.. Bu bir itiraf mı?? Kim bilebilir ki bunu? kadınların ruhlarını çalmadan önce dikkat etmeniz gereken tek şey var oda kendi ruhunuzu çaldırmamak… Umarım anlamamıştır kimse…Başarılar..
Popularity: 6% [?]


işte benim en başarısız olduğum konu.. çok kolay “çaldırıyorum” kalbimi belki.. belki fazla kolayım.. sevmek yetmiyor bir ilişki için, istemek yetmiyor.. çok bilmiyorum belki ama flütü çok profesyonel çalarım :S :D
Ağustos 8th, 2007 at 23:46“altın ateşle, kadın altınla, erkek kadınla sınanır” mışşş :) saygıar hocama ;)