Gece Gözlü Kadınlar

Yazan: Theatral - 12 Mart 2008
Toplam Okunma : 176
Etiketler : , , , , , , , , , , ,

Cam bir kavanozun içinde her döngü tamamlanışında birbirini yeni gördüğünü sanan balıklar gibi oldu hafızamız.. Ve gece gözlü bir aşktı umut ettiğimiz. Paramparça ruhumuzu aşka bulayacak kimse çıkmadı…
Ruhumuza kara delikler açan parça tesirli bir bombayı (Aşkı) sorumlu tuttuk insan çölündeki susuz yalnızlığımızdan. Yaşadıklarımız hiçbir canlının eremeyeceği işkenceye maruz kaldı.Harflerle ikinci kez hayat buldu.Acıysa iki kat çekeceğiz şimdi karanlıksa gece ve gözü iki kez boğulacağız.
Zehir zemberek sözlerle kirlenmelerine çaresizce seyirci kaldığımız şey, saflığımızdı. Artık hiçbirimiz saf değiliz. Bir gecelik sevişmelerin ürünü yetim duygular, Firari olan yaratıcısını boğdu. Saflık mı kaldı kirletmediğimiz…
Bir kurgu bizi zorlayan yeteneksiz bir yönetmenin hazırladığı çarşafların suç ortaklığında beceremediklerimizi, ruhumuzla kirlettik. Beynimizde geçtik ırzına en dokunulmaya kıyılmayacak duygularımızın. Seyirci muhteşemdi salon yıkıldı alkıştan. Dağıldık… Toparlanıp defalarca, darma duman dağıldık. Tasarlanmış aynasız rastlantılarda tutkuyu aradık. Ansızın çıktı hep rüzgârlar, dağıntılarımızı en ücra köşelerine savurdu aşkın kıymık kıymık… Hasretini çektik her bir uzvumuzun, asla bir araya gelmeyeceğini bile bile hem de…
Hayata ve aşka karışamadık, tek bir parçamızla bile… Dizlerimizi bastırıp karnımıza sindiğimiz köşede bulunmak istedik yakalanmak istedik,. Yeniden doğmak istedik; tek hücreli dünlerimizdeki gibi bir damla sudan. Kendimizi geçmişimizin kordan alev közlerine attık. Zehir zemberek sözlerin çekici kıldığı pırıltıya aldanıp yandık… Yandık;yanmaktan bir şeyler umarak.Yandık; küllerinden yeniden doğmayı bekleyen kuşun hikayesine aldanarak.Yine aynı biz mi olacaktık,yeniden doğuşumuzda Yeni bizle ne kadar uyuşacaktı huzursuz ruhumuz,hiç düşünmedik…
Bir kaşık suda boğmayı düşünürken ruhumuzu inandırıcılığımızı yitirdik. Hep inandık bundan böyle, asla inandıramadık. Tırnaklarımızdaki aşka dair kan izlerinin kurusunu dişlerimizle kemirdik. Cam kırıkları, umut kırıklarımızın canına okudu. Seyirci muhteşemdi elleri kızardı alkışlamaktan. Tenimizde binlerce bıçak gibi ay ışığı, Boşluklara yazıldığı söylenen adımızı aradık; asla yazılmayan. ..
Yok edici bir şehvetin çağrıları çekiyor şimdi bizi kimliksiz, düşük odalara. Mum ışığı, şarap kokusu sinmiş yataklara…
Araf tedirginliğinin yarattığı korkak unsurlar sufle veriyor genç bedenlerimize. Birbirine karışan roller içinde kendimizi bulma gerekliliği ya da bulmama gerekliliği hesaplaşmasını gereksiz gördük. Çünkü, Bizden önce çıkıp gezinilen sahnelerde, düşürülen replikleri toplamıştık avuçlarımıza…
Canlı yayında intiharımıza dip-not ararken soğukkanlı katilimizle yüzleştik aynalarda. Acı çekmemiş yürekleri korkak ve iktidarsız bulduk; acı çekenlereyse sahip çıkamadık. Başkaldırı tarihine bozguncu olarak geçti adımız; Bozulmadık…
Cesetlerimizi taşladık, acımasızca. ikinci el hüzünlerin arkasına sığınıp hep suskunluklarımızı dinledik. Gel-gitler de gitgide kendimizden koptuk.Fakat helal olsun seyirciye, muhteşemdi; buzdan elleri birbirine çarptıkça … Ufalandık. Ufalandıkça Gece gözlü kadınlar zaman istediler kendilerine ve biz artık zamanlarımızdan onlara zamanlar yarattık…
Artık aşka verdiğimiz zaman bitti ve biz gecemizden,onun gözlerinden…,, Gölgelerimizden bile ayrıldık…
11/03/2008 Gece Gözlü Kadınlar’a

Yorum Yaz

You must be logged in to post a comment.


<