
Pimi çekilmiş bir el bombası gibi duruyorsun kalbimin üzerinde kımıldama!Sen kımıldarsan bil ki ben öleceğim…Şimdi ruhumun boydan çekilmiş fotoğraflarının suskunluğunda dinle beni, duyuyor musun çığlığımı…Kulaklarını daha ne kadar tıkayabilirsin ki bana…
Sevdiğim değil misin ,düşün!
Hayır bırak şimdi ,bıçak aramanın sırası mı?Sapladığın yerde duruyor işte bütün acımasızlığın,bütün kiniyle aşkın…Kanamıyor diye kızma artık ruhuma..Ruhumun uçsuz bucaksız dar sokaklarına sığar mı gittiğin şehrin…Dar vakitlerde hırsız tedirginliğiyle çizdiğim harflerde yokluğun yok mu sanıyorsun.?
Eşimsin, demlendikçe sana, bütün koyuluğumla dökülmüyor muyum bardaklarına ….
İpini çektiğim bütün karabasan-saçma sapan düşlerimin lanetiyle geceye koşarken, kurşun güvensizliğin değil mi peşimden gelen.İki ucunu yaktığım sigaramın külleri,yabancılaşan yüzünü çiziyor avuçlarıma.
Bütün uçuş kanlığıyla, koşuyorum siperlerime,işgalcim değil misin ,nerdesin!
Ah yine mi işkence, ruhum kaç o halde! Firar senin en doğal hakkın…Yalnızlığın cezasını imzaladığın kağıtları yak o halde…Hayır dur ,önce gemi yap sonra suya at….. Yakmak ne vakit? Suyu da yak! O su ki sen yanarken bakmadı mı? İşkenceli bir sorgu gecesi daha bırak zindan yatağında. Uykusuz bir zifiri karanlık daha çarp yastığına! Çek yorganı tepene ağlamayı kes,Ruhunu yorgun bir güne daha sat.Suçun sabit görüldü anlasana! hafifletici neden…? Yeryüzünde bütün ihanetlerin bedelini ödeyeceksin, anlasana!
Aşk? Yetmedi….Bedenin? Yetmez..Aynalar yetmez aksin sana küs…
Aynam değil misin aydınlatsana!
Aç bir köpek gibi dişlerini biliyor gece,kuytu karanlıklardan kurtardığım ışıkların çıkma ihtimaline vur emri verildi.Yedi başlı devler sokak başlarında ….Dolambaçlı yolları daha da çok dolandırıyor gece…Ölümcül ,soğuk bakışların,dar ağacına asılı umutlarımı harcıyor…Gün küsüyor eksik kaldığı her yarına..
Güneşim değil misin ışısana!…
Rüzgar estikçe savruluyor umutsal bedenler ,savruldukça ,ağacın gövdesi kana bulanıyor.
Eşim değil misin sarılsana!
Yoruldum,yoruldum yoruldum ah çok yoruldum sanıklığımdan,asılsız ithamlarından boğuldum…Günlerdir acı emiyorum sevgisizliğin dolgun memesinden.Dudaklarımın kenarından taşıyor kahpe bir zehir. Yorumsuz bir özgürlüğün göbeğinde oksijen gibi soluduğum, parmakların okşuyor dudaklarımı.Düşümden akıp giden yan anlamlı, mecaz anlamlı, anlamsız, kahraman soru işaretinden uzak eşkâli belirsiz sözcükler anlatmalı yüreğimdeki buzulları çözen eşkâli belirli kahramanımı.
Eşim değil misin anlasana!
Ah ruhum umudum ol! Martı mezarlarına akıttığım sahte gözyaşlarından oluşan göller karşı kıyıya taşımıyor artık atık kağıttan gemilerimi…
Seni şiddetten korumaktan yoruldum …
Çaresiz şiddetle sevileceksin…
Eşimsin ,kolla kendini,sevgimden gebereceksin!
06/03/2008 Giresun


severken seni bir gözü kör, olamadın diğer gözüm..
ölürken sebepsiz uçurumlarında.. olamadın uzanan bir kol..
yaşarken seni yirmidört saat.. olamadın, değmedin ne yaptıysam…
Eşim değil misin? Konuşşana!!!!
***!!!DeMeKkİ DeĞiLmİşSiN!!!***
Mart 7th, 2008 at 07:12eş olmaktı belkide hatamız
Mart 7th, 2008 at 08:19yada kendimizi eşi bulunmaz sanmamız…
Eşimsin,kolla kendini,sevgimden gebereceksin! işte bu söz bitirdi beni…bulamadık çünki böyle sevgisinden gebereceğimiz bi eş … yanarım yanarım buna yanarım…seni seviyorum özel adam…duy sesimi…
Mart 12th, 2008 at 04:15Geber= Gebe-Ebe-Sobe açılımsız sözcükler…
Mart 13th, 2008 at 00:56