
Çelik bakışlarım gecenin son dördüne vardığında Savaşın insan kanını kılcal damarlarını donduran yüzünde bırakmaktı aşk..Dolunayı yorgan yapıp üstüne Kurt ulumalarını anımsatan kancık köpek sesleri arasında Yürümekti aşk artık…
Hain her soğuk vücuduma girmeye,/ Erica’nın canını sakladığım koynumda beslediğim resmine ulaşmayı isteyip durdu karakışın ortasında…
Ne ayaza kesmiş boş sokaklar Ne çakal sesli ıssız köyler Nede gece vardiyasında çalışan kimliksiz kaçak işçilerin türküleri çalamadı aşkımı
Ve işte o an; Erica’ya su verin dedi birileri Erica..Canı suyla kavuştuğunda dahada iyi anladı verdi yaşama aşkı beklemenin bedelini…
O andan sonra ben bana düşeni yapmalıydım…. Öylece yürüyüp gittim Ağustos’un sonuna doğru uygun adım Hem de hiç ardıma bile bakmadan….
2007/AğustosİSTANBUL
Popularity: 7% [?]


Ardına bakmadan gidemezsin,yüzün güneşe dönük yol alsan bile ruhun hep ardında bıraktığın Erica’yla kalıcak… Erica’nın her zaman suya ihtiyacı olucak…
Ağustos 11th, 2007 at 02:13Erica
Gözlerindir ardına bakmayan; bedeninin ön yüzüdür istikametin yolda giderken. Ya ruhun… O ardında kalmamış mıdır?…
Eylül 21st, 2007 at 09:24Erica bunu biliyor…