
Pınar’a:)
Etrafımda kol geziyorken zifiri karanlık,ezberlediğim pişmanlıklarımla kol kola ve erken başlayış,geç kalışlarımla aynı anda koşuyorum.Bitiş noktası çok uzakta,buluşmuyorum,bulaşmıyorum…Ayaklarım kan içinde ıssız ormanın en köşesinde boy gösteren yalnızlığıma koşuyorum. Hıçkırıkların yarım bıraktığı nefeslerim yoluma engel çıkartıyor. Engelli bir koşudayım sanki.
Aşkla Engelliyim…. Aşka Koşuyorum…
Sevdiğim şimdi karşında utanca boğulmuş titreyen bir dal gibi duruşumu nasıl açıklayacak insafsız gülüşün.Nasıl açıklayacaksın puslu bedenime arıza yaptıran sözlerini???
Aşk!!!
Söylüyorum bak ellerin başıma bela olacak…
Koştuğumuz denizlerin sahili unutkan denizin bıraktığı deniz kabuklarıyla doluyken, ayaklarım kesik içinde ayaklarım inci revan. Vakitsiz koşuyorum aşka, denizler kış düşünün acımasızlığına teslimken,sayfalara tutunamayan sözcükler beni hangi okyanusun istasyonuna bırakacak. Yol bitmiyor ben bitiyorum. Söylenmemiş sözcüklerin ağırlığıyla yol bitmek bilmiyor. Herkes kendi yaktığı ateşte yanar biliyorum.
Aşk!!!
Söylemedi deme bak! ellerin ateşim olacak…
Tepe taklak okyanus ellerinin tutuşturduğu yangınlarla boğuşuyorum. Bir kibrit çakılsa tutuşacağım diyordum; kibrit çöpü oldum yakamadıklarımca yanıyorum.
Hey Aşk!!
Ateşler içindeyim yanan anlıma buz gibi yüreğini koyuyorum…
Ah canım yalnızlığım, sevgili karanlığım…Ben seni ararken sarhoştum. Kaç yangından hasarsız çıktım, dönüp ardıma bakmadım. Yüreğim közüyle kendini yaktı, küllerimi saçıp savuran rüzgâra alkış tuttum.
Aşk!!!
Yine söylüyorum bak ellerin ölümüm olacak…
Ben uzun yol koşucusu,durmadan koştum. Ben ateşine koştukça pervane misali yanmaya ardımdan koştuokyanus dalgası korkularım. Ah ölüm ben sana koşarken okyanus sarhoşuydum..
Hey Aşk duymuyor musun?…
Bak ellerin okyanusum olacak diyorum…
17/02/2008

