Dağ başında hep aklıma Paul ELUARDIN dizeleri gelir “İnsanlarda tek sıcak kanun./Üzümden şarap yapmaları/Kömürden ateş yapmaları/Öpücüklerden insan yapmalarıdır….” der.
Dağ başlarında bu doğa aklımı başından alır. Burda tanımaz olurum tanıdığımı,eski bildiklerim sıfırdır. Burda söz sahibi olanlar ağaçlar, kuşlar ve otlardır. Gündüzleri; alıp başımı gittiğim tepeler, kimliksiz seslerken, Geceleriyse; belalım yıldızlar olur…
Güneş göstermeden yüzünü yola çıkmanın telaşıyla uyanırım… Tören olur alacakaranlıkta uyanışım çünkü yıldızların sonuncusu bekler beni veda etmek için. Ve doğmakta olan güneş şahit istemektedir.O kadar kolay doğurur ki evren onu ben ağzım açık,izlerken;acısız ,sancısız ,sessiz…
Sonra veririm kendini toprak yola ,tarlaların arasına saparım..Ağaçların yeşil denizine az kalmıştır ve işte kollarındayımdır doğanın. Büyük kutsal bir ritüeldir artık yapılmakta olan bu yüzden,hiç konuşmam yürürken işin raconu bu çünkü. Öyle şu kuşla tanışayım,şu kaplumbağaya ne düşündüğünü sorayım,yoktur. Yüzüme dokunan rüzgar da beni yoldan çıkarmadıysa, dokuna dokuna artık hiçbir kadından korkmam!Kuşlar, böcekler,hele hele ayak dokunuşlarımla çoşan kekikler aklımı başımdan alamadıysa hiç bir şeyden korkmam. Çünkü dönebileceğim demektir artık geriye…
Çekmesine izin veririm beni yolun. Bir mıknatıs kaşındırır durur ruhumu. Toprağı okşar gibi uçar ayaklarım. Cennet çiçeklerinin saklandığı küçük ovukları,uçurum başlarında ki kaya çiçeklerini kovalarım uçarak. Yere basmam karıncaları incitmekten korkarım…
Uzaktan eve dönen kuzu sesleri,kuyruğuyla işaret çakan çoban köpekleri,gece çekirgelerinin sesleri gelmeye başlayınca dönme vakti gelmiştir. Üzülürüm sevgilimden ayrılma vaktiymiş gibi…
Şehrin gürültüsünden,ışığa kardeş dağ başlarında yıldız kaynar gökyüzü tepeden tırnağa yıldıza keser gözümün değdiği her yer. Samanyolunun altından geçmekse cesaret ister…
Bir yıldız seçerim kendime seçmediklerimde aklım kalır…
Hepsini doldursam cebime gökyüzü yıldızsız kalır…
Yıldız kayar bu yıldız bolluğunda;nereye ve kime doğru kaydığıyla ilgilenmem ben bana doğru diye gülümserim. Adettendir dilek tutmak gerekir. Değişmez dileğim ;”Aşkın gökyüzü yıldızlarla dolsundur”.
Küçük patika yolun sonunda hartama kaplı evime geldiğimde.En güzeli yıldız sarılı pencereyi açtığında toprağı görmek,radyomda ki radyo tiyatrosunu dinlerken pencereden izlediğim yıldızlar eşliğinde uykuya dalmaktır…
Birkaçı mutlaka gözüme kaçar,rüyamda da benimle olmak için…
Sonra deli eder insanı bu tepeden tırnağa yıldıza kesmiş gökyüzü yere bakarım Yıldız…. Göğe bakarım Yıldız… Sağıma bakarım sevdiğimin gözleri Yıldız yıldız…
Şarap kadehine bakarım birkaçı içine düşmüş içmeyip de ne hal edersin ki …
İçerim öylece … Yıldızlar büyütürüm ruhumda…
Değişmez dileğime lütfen siz de eşlik edin!. Edin ki ; ”Aşkın gökyüzü yıldızlarla dolsun”…
16/04/2008
Popularity: 11% [?]



ben ki bir kır çocuğu, yazınızı okuyamadım.. çünkü her kelimesinde bir sonraki kelimenin içimi biraz daha acıtacağını bilirim.. çünkü çocukluğum gelir aklıma, geldiğinde ağlarım.. kuşlarımı özlerim, toprağımı, doğayla sevişmeyi öyle özlüyorum ki. . . şimdi koca şehrin uğultusu kaldı benden geriye. . . çok dokunuyor inanın, çünkü; küçük patikalarımı öyle özledim ki, toprak anamı…
olsun tabi ; “Aşkın gözü yıldızlarla dolsun”…
Nisan 18th, 2008 at 18:25“Bir yıldız seçerim kendime seçmediklerimde aklım kalır;Hepsini doldursam cebime gökyüzü yıldızsız kalır…..” Yazını okuyanın içi yıldızla dolmuştur zaten.Senin de gökyüzün hep yıldızla dolsun kardeşim….
Nisan 23rd, 2008 at 06:29Teşekkürler içinde Yıldız taşıyan herkesin içi sevdaya gebe kalsın mı? Kalsın.. Peki o zaman son sözüm :) Amin olsun ;)
Nisan 25th, 2008 at 06:27amin;)
Mayıs 3rd, 2008 at 05:44