Yalnızsan yalnızlığı doğurmaya hazır, bereket tanrıçası gibidir gece. Ölüm dürtüsünün şahididir yıldızlar…
Öfkemin gövde kazandığı sokaklarda acının hesabını kesiyorum faturasız,iadesiz… Henüz almadığım nefeslerin, defalarca bozulan yeminlerin, tutulmayacağı aşikar sözlerin sadık izcisiyim. Her bir kamp çadırına çentik atıyorum bu sebeple…
Bazı “Mozart” oluyorum umut vaat eden seslerden notasız ezgiler çıkarıyorum. Bazı “Dali” fırçam, tuvalimi nefret rengine boyuyor, onca renk… Ben akla karayı seçiyorum kimse anlamıyor çizdiklerimi…
Fenerleri söndüren denizci olduğumda çıktığım seferlerden dönemiyorum, söndürüp de okyanusların ışığını bir türlü. Koştuğum ormanlar çıkışsız, sisler içimde, tutunduğum dalların yaprakları avuçlarımda, kaygan otlar üzerinde arka arkaya iki adım atmam mümkün olmuyor… Hep kayboluyorum… Kurduğu tuzaklarda avlanan avcıyım; tetiği çekemiyorum. Bir acıyı içiyorum gecenin parmak uçlarından nedensiz. Yokluk buydu kuşkusuz… Zehir buydu… Bilmeyenlere söylüyorum; Boğazımı sıkan her eli her gece öpüyorum….
Ayrımsız yollarda yönsüz kalıyorum. Düşlerime sığınıyorum; bir soysuz replik kadar soyunuk yaşamım. Perdeyi kapatamıyorum. Gelecek güzel günlerden söz edecek o yürek nerdedir şimdi ??… Geceye serdiğim kara perdelerde ellerim kalıyor. Tırnaklarımı geçirdiğim yüreğimden sızan kanla besliyorum kendimi. Yok korkmayın sakın ruhum bedenimi terketmemeye yeminli. Tükeniyorum ama bitmiyorum…
Uyuyorum dayanılmaz acılar içindeyim, uyanıyorum bir yalanın içinde debeleniyorum… Dipsiz kuyuların karanlık ruhlu sahiplerinin uzattığı merdivenlerde basamaksız kalıyorum. Bütün döküntülerimi topladım çıkamadığım yolculukların ıssız sokak başlarında vedaya hazırlanıyorum. Sisler içinden çıkıp gelen kendimle vedalaşıyorum…
Aşk meydan savaşı çok eskilerde kalan hasadı kaldırılmış mutluluk gibi, başedemeyeceğim kadar kederle sevişiyorum. Aşağılık zevke dönüşüyor ödünç çığlıklarım, sesimden gittikçe iğreniyorum. Biliyorum zamanı geriye almak bu gece de mümkün olmayacak. Bu gece de hüzünlü ağlamalarla sona erecek….
Dönülmez yolların refakatçisi baykuşlarla söyleşiyorum. Sesim yabancı, sesimden ürküyorum. İşkence masasına yatırdım ruhumu; tırnaklarından elektrik veriyorum. Ciğerime işleyen buz gibi kablolar canlanıp boğazıma sarıyor kendini. Ruhumun bıraktığı boşlukta yol ortasına yığılan serseri bedenim tedirginlik üretiyor durmadan. Beynim pelte gibi dağılıyor kaldırıma, piç ediyor zamanı,… Ey aşk tanrıçası seni özlüyorum.!!!!
Bir acı yaşandıkça uzar mı? Uzuyormuş meğer… Kör karanlıkta ağlıyorum nedensiz. Kuşatılmışım harflerle, cümleler oluşturdukları girdabın içine almış beni, dönüyorum…. Dokunamadığım yıldız sarısı, karanlık göğün deli bozuk efendisi, diz çöktüm bir köşede sessizce ağlıyorum…
Mesih etime paslı çiviler saplanıyor bir beklentiye dönüşüyor yok olma arzum. Sahte hayallerimin gerçek yollarında akla kara arasındaki umut kırıntılarımı temsil ediyorum sahnemde…. Seyre gelin…!
Alamadığım soluklar için çektiğim derin nefeslerle birlikte dünyanın bütün çöplüklerini yutuyorum. Kusmakla başedemiyorum, ölümü mü… Ey aşk seni özlüyorum…!!
Yıldızlar düşsün üzerime, temizlemeyin. Devirin ayı, serin üstüme, sarılayım, dokunmayın… Dokunmayın ne olur, doya doya, ölümün gözlerinden şöylece bir öleyim…
Dionysos sarhoşluğun yorumcusu, tut ellerimi, yapraklarım dikenli tellerde asılı kaldı. Akla karayı ayıramıyorum. Gökkuşağının renklerini analiz edip ayırıp bütün renklerini bir kadehte içmek susuzluğuyla yanıyorum… İçinden hızla geçiyorum zamanın sağım solum yok!…
Özellikle bitirmiyorum yazını ben kendimi bitiriyorum… Lütfen siz devam edin, ben gidiyorum…!
Ey aşk Tanrıçası nerdesin ?…
Bu boş koridorlar da başım ayaklarımın arasında seni bekliyorum…!!!
10/02/2008 Giresun


Evet hocam işte cümlenin tam burasında ben de sordum kendime ey aşk nerdesin?!..
Şubat 11th, 2008 at 07:27tükeniyorum ama bitmiyorumm !!
Mart 11th, 2008 at 08:15beklemiyorum ölümü acıyı büyütüyorum sadece
görevim bu dedilerki bu senin çocuğundur acı iyi bak ona besle büyüt
ey acı !!
yetmezmi bu kadar büyüdüğün içimde senin bana mutluluk borcunu ödeme vaktin gelmedimi
yatalak bir hastayım şimdi suyumu verirmisin masadan ilaçlarım nerde acı getir bana onları
tükeniyorum ama bitmiyorum !!
içimde bir cani büyüyor sanki..